
METİN AKTAŞOĞLU / [email protected] – Siirt’in Baykan ilçesinde yaşayan 9 yaşındaki Merve Kınay, dün gece ailesinin Ziyaret beldesindeki evinde havale geçirmesi sonucu kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, dün gece yarısı fenalaşan 9 yaşındaki kız çocuğu, ailesi tarafından Baykan Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ilk müdahalede havale geçirdiği değerlendirilen Merve’nin durumu ağırlaştı. İlk müdahalelerin ardından ambulansla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Merve Kınay, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Merve Kınay’ın vefatı ailesi ve yakınlarını yasa boğdu.
Siirt’ten gelen acı haber akıllara böylesi sonuçlara neden olabilen ‘havale’nin aslında ne olduğu ve havale anında neler yapılması gerektiği sorularını getirdi. Bunlar ve daha fazlasını Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sevil Bilir, Milliyet.com.tr okuyucularına anlattı.
Tıp dilinde konvülsiyon ya da ateşle birlikte baş gösteriyorsa febril konvülsiyon olarak ifade edilen havale, genellikle ateşli hastalıklar, zehirlenmeler, baş yaralanmaları, menenjit, ensefalit gibi nörolojik problemler nedeniyle beyindeki anormal elektriksel aktiviteler sonucu gelişen, bilinç kaybı, kas kasılmaları, nefes darlığı, kontrol edilemeyen titreme veya sıçramaların görüldüğü bir durum olarak genellikle aniden ortaya çıkar ve birkaç dakika sürer. Ateşli havaleler, nöbetin özelliklerine, süresine ve tekrarlama durumuna göre ele alınırken ailede ateşli havale öyküsü bulunması, hızlı ateş yükselmesi ve özellikle üst solunum yolundaki viral enfeksiyonlar olasılığı artırmakta. Beraberinde ateş görülmeden oluşan ve “soğuk havale” denen tür ise genellikle nörolojik bir bozukluğun ya da epilepsinin belirtisi olabilir.
SAKİN KALMAK VE ÇOCUĞU YAN YATIRMAK HAYATİ
Doç. Dr. Sevil Bilir öncelikle ne kadar zor olsa da nöbet esnasında anne-babanın sakin kalması gerektiğinin altını çiziyor. “Ebeveynler öncelikle panik yapmamalı ve çocuğu güvenli bir yere yan yatırmalı” diyen Doç. Dr. Bilir havale nöbetinin ne kadar sürdüğünün takip edilmesi gerektiğini de hatırlatıyor:
“Ebeveynler çocuğu yan yatırarak hava yolunun açık kalmasını sağlamalı, çevresindeki sert veya tehlikeli cisimleri uzaklaştırmalı ve havalenin başlama süresini takip etmeli. Çocuğun ağzına kesinlikle bir şey sokulmamalı, zorla tutulmaya veya hareketleri engellenmeye çalışılmamalı. 5 dakikadan uzun süren, art arda tekrarlayan, solunum problemi veya bilinçte düzelme olmayan nöbetlerde acil yardım çağrılmalıdır.”
Hem havale nedeninin doğru belirlenmesi hem de nedenin ortaya çıkarılabilmesi için etkili bir tedavi süreci şart. Nöbetin türüne ve şiddetine göre havale belirtileri değişiklik gösterebilirken genel olarak bazen birkaçı bazen hepsi bir arada görülen belirtiler ise bilinç kaybı, kontrol edilemeyen hareketler, kas spazmları, tek bir noktaya bakmak, ani duygu değişimleri, diş sıkma, ağızdan salya akması, anormal göz hareketleri, idrar kaçırmak, bağısak kontrolünün kaybı, homurdanma şeklinde sesler çıkarmak şeklinde örneklendirilebiliyor.
Havale dendiğinde çoğumuzun aklına bunun bir bebeklik çağı hastalığı olduğu düşüncesi geliyor. Fakat havale sadece bebeklik dönemine özgü değil. Doç. Dr. Sevil Bilir bu bağlamda “Özellikle 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda ateşli havaleler daha sık görülüyor ve en sık 1–2 yaş civarında karşımıza çıkıyor. Bunun dışında nöbetler her yaşta görülebilir. Yaşa göre nöbetin nedeni ve değerlendirme şekli değişebileceği için, özellikle ilk kez geçirilen nöbet mutlaka ciddiye alınmalı” yorumunu yapıyor.
‘ÇOCUĞU ZORLA TUTARAK NÖBETİ DURDURMAYA ÇALIŞMAK YANLIŞ’
Doç. Dr. Bilir bu noktada aileler tarafından doğru sanılan yanlışlara da ışık tutuyor. “En tehlikeli yanlışlardan biri çocuğun ağzını açmak için kaşık, parmak veya başka bir cisim sokmak. Bu hem ağız ve diş yaralanmalarına hem de solunum yolunun tıkanmasına neden olabiliyor” diyen Doç. Dr. Bilir, “Bir diğer yanlış, çocuğu zorla tutarak nöbeti durdurmaya çalışmak. Ayrıca havale sırasında su içirmeye, ilaç veya yiyecek vermeye çalışmak da doğru değil” ifadelerini kullanırken şunları ekliyor:
“Bir diğer önemli hata özellikle ateşli havale geçiren çocuklarda çocuğu soğuk su altına sokmak, çocuğu ıslatmak… Bunlar da yine yanlış tercihler olup çocuğun dolaşımının daha da bozulmasına yol açabiliyor. Havale sırasında amaç nöbeti zorla durdurmak değil, çocuğun güvenliğini sağlamak.”
Bunların yanında Doç. Dr. Bilir’in vurguladığı bir başka nokta da çocuğun daha önce sağlıklı görünse dahi aniden havale yaşayabiliyor olması. “Daha önce tamamen sağlıklı görünen bir çocukta da ilk kez nöbet ortaya çıkabilir. Özellikle eğer çocukta genetik bir yatkınlık varsa ateşli enfeksiyonlar sırasında ateşli havale görülebiliyor” şeklinde konuşan Doç. Dr. Bilir, “Ancak her nöbet ateşe bağlı değil; ilk kez nöbet geçiren bir çocuğun mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerek” diyor.
TEŞHİS VE TEDAVİ SÜRECİ
Havale teşhisinde hastanın tıbbi geçmişine ve aile öyküsüne bakılırken nöbet esnasında gelişen fiziksel belirtiler ele alınıyor, EEG ile beyinde oluşan elektriksel aktiviteler ölçülüyor MR ve bilgisayarlı tomografiye başvuruluyor ve kan testleri yapılıyor. Böylece ilaç tedavisi, metabolik dengesizlikleri düzenleyecek tedaviler ve beslenme planlamaları uygulanabiliyor.
Yeniden vurgulamak gerekirse uzmanlar tarafından çoğu zaman birkaç dakikada son bulan ve hasar oluşturmayan havaleler her koşulda tıbbi kontrol gerektirirken 15 dakikadan uzun süren, vücudun tek bir tarafında kasılmalara neden olan, 24 saat içinde birkaç kez tekrar eden ve 3 aydan küçük bebeklerde görülen havaleler tehlikeli olabiliyor. Bu durumlarda kalıcı beyin hasarları ve organ hasarları görülebileceği gibi Merve’nin acı kaybında olduğu gibi maalesef hayati riskler de ortaya çıkabiliyor.
The post ‘Havale’ 9 yaşındaki Merve’yi hayattan kopardı: Anne-babalar havale sırasında ne yapmalı? Doğru bilinen yanlışlar ve dahası… first appeared on .